Sen aslında, anlattığın sen misin?

İnsan kendinden emin olduğu konuyu dile getirme gereği duymaz. Bir insan ''ben şöyleyim ben böyleyim'' diyorsa emin olun ki o kişi hala o konuda kendini ikna edememiştir. Kişi neyiyle övünüyorsa o konuda eksiktir. Siz hiç duydunuz mu çok kültürlü bir insanın biliyor musunuz ben çok kültürlüyüm şu kadar kitap okudum, şu okulları bitirdim dediğini, ya da çok varlıklı kökten zengin olan birinin mal varlığını sürekli gündeme getirdiğini, ilim sahibi velilerin peygamberlerin dindarlığıyla övündüğünü... Böyle bir şeye gerek duymazlar çünkü onların sahip olduğu şeyler zaten paçalarından akıyordur. Onlar ona göre öyle bir hayat yaşıyordur ki, etrafına bunu ispatlama gereği duymazlar çünkü onlar zaten bunu biliyordur. Onlar konuşmaz onları çevresindekiler konuşur, över. Eskilerin dediği gibi ''bırak seni başkaları övsün, makbulu budur'' diye. Yine başka bir atasözü der ki ''Para ile imanın kimde olduğu belli olmaz'' diye... Niye ibadetin gizlisi makbuldür bir düşün bakalım? Çünkü gerçekten var olanı üstüne basa basa göstermeye çalışmazsın! Sen övündüğün o şeyi içine sindirip, inandığında, emin olduğunda ve ona uygun bir hayat yaşadığında zaten söylemene, birilerinin gözüne sokmana gerek kalmayacak ve bu başkaları tarafından da görülecek, takdir edilecektir. İkna olan zaten susacaktır. Kim ne düşünüyorsa düşünsün deyip kendini anlatma derdine düşmeyecektir. Onaylanma ihtiyacı bitecektir. Söz gümüş ise o artık altın olacaktır. Çünkü o altın çamura da düşse değerinden bir şey kaybetmeyeceğinden emin olacaktır. Şimdi düşün! Neyinle övünüyorsun, aslında hangi eksikliğinin üstünü örtmeye kapatmaya çabalıyorsun? Aslında nesin ama ne değilmişsin gibi yapıyorsun? Sevgiyle

Son Paylaşımlar
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square