Alma-Verme Dünyası

Hayatın tamamı dengede olmayı esas alır. En basit örnek dünyaya geldiğimiz anda nefes alıp vererek başlarız hayata. Nefes almazsan da aldığın nefesi tutar bırakmazsan da boğulursun. Aynı şekilde sana emanet edilen canı da vererek terk edersin dünyayı…

Bu durum kendi içinde mükemmel bir döngüde ve akışta devam etmek zorundadır. Etmediği durumlarda hayatımızın her alanı ( ilişkiler, bolluk bereket, sağlık…vs) etkilenmeye başlar.

Mesela sürekli başkalarından bir şeyler bekleyip, alan ama kendisi hiçbir şekilde vermeyi bilmeyen insanlar olduğu gibi, almanın ayıp olduğunu düşünüp kendini sadece vermeye programlamış insanlar da bir o kadar çoğunlukta…

Çünkü bizler ‘’veren el alan elden üstündür’’, ‘’kimseden bir şey isteme ayıp olur’’ diye büyütülmüş bir toplumun çocuklarıyız.

İyi niyetle dahi olsa bu denge tutturulmadığında sürekli veren kişi kendi sınırlarını zorlamış olduğundan istem dışı bir beklenti içine giriyor ve bir zaman sonra karşısındakinden aynı şeyi görmediği anda hayal kırıklığına uğrayıp, hayatı kendine de karşısındakine de zindan ediyor. Bunun sebebinin en başında kişinin sevilme, kabul görme ve onaylanma ihtiyacı yatıyor aslında. Bazı durumlarda da kişi sırf ‘’Hayır’’ diyemediği için gönülsüzce gereğinden fazla vermeye başlıyor.

Bir başka sorun da iyilik yaptığımız kişiyi kendimize borçlu bırakmış ya da onu ezmiş olduğumuzdan (hiçbir bilinçaltı borçlu kalmaktan hoşlanmaz) bir süre sonra ilişkiler bozulmaya, kişiler birbirinden uzaklaşmaya başlıyor.

Bu tip kişilerin hayatlarına bakıyoruz hayatlarının her döneminde ailelerine, arkadaşlarına, eşlerine çocuklarına daima vermişler ve ancak verirlerse sevileceklerine inanmışlar. Onlar için almak ya da istemek tam anlamıyla bir eziyet, eziklik, güçsüzlük ve acizlik olarak hafızalarına kazındığından bu insanlar hayatları boyunca hiçbir emeğinin karşılığını alamadıkları gibi bunları talep dahi edememişler. Halbuki böyle davrandıklarında tüm sistemin işleyişine ters düştükleri için sürekli haksızlığa uğramışlar.

Kendinizi olduğunuz her halinizle sevin. Çünkü ihtiyacınız olan tek şey sizin içinizde kendinize duyacağınız sevgi. Bırakın kimse sizi sevmesin, gerekiyorsa onaylamasın kabul etmesin. Zaten sizin böyle bir beklentiniz kalmadığı, kendinizi içinizdeki aşkla beslemeye başladığınız zaman göreceksiniz ki herkes sizi gereğinden fazla vermek zorunda kalmadan da sevecek.

Sevgiler

Şule Söğüt

Son Paylaşımlar
Bizi Takip Edin
  • Facebook Basic Square
  • Twitter Basic Square
  • Google+ Basic Square